15 Mayıs 2011 Pazar

seyir defterim!

Efenim geçtiğimiz cuma günü Çanakkaleye gittim ve bu konu hakkında biraz saydırmak istiyorum izninizle.
Kardeşimin sınıfının düzenlediği bir geziydi.Toplam, 30'u sınıf öğrencisi 57'si veli olmak üzere 87 kişiydik. Yani bir çok kişinin anası,babası,anneannesi,dayısı,yengesi,ufak kardeşleri gelmişti.Bu güruh hiç birşeyden memnun olmadı.Ve ben de onların hayvanlıklarına bol bol küfür ettim.

Saatler süren yolcuğulun ardından,bir köyde kahvaltı yaptık.5 lira verdim,domates,peynir ve soğuk yumurtadan oluşuyordu.Ardından Eceabat'a gidip rehberimizi aldık. Adam çok süper bir rehberdi.Adı Durmuş. Her şeyi en ince detayına kadar akıcı bir şekilde anlatıyordu bence.Bir de hastaydı garibim,faranjit olmuş,iki cümlede bir öksürmek durumda kalıyordu.Bir o öksürüyordu bir ben.Ama bu bok gibi gezi ekibi bu adamı beğenmedi. Çok konuşuyormuş ve hep öksürüyormuş.Sanırım "bakın bunlar şehitlikler işte" deseydi daha makbule geçecekti bizim gruba pezzzzzevennnkler!

Neyse, ben çok beğendim çok güzeldi çok da memnun kaldım.Öğlen yemek yemeye Alçıtepe diye bir köye gittik.Rehber bizi uyardı; "et türü şeyler tercih etmemenizi tavsiye ederim" şeklinde. Kimse götüne sallamadı,otobüse binerken kusan bir kaç kişi vardı,ekşi ekşi bindiler arabaya.

Otele gelelim.Ben bunu da çok beğendim.Eceabat'ta butik otel.Naaaasıl bayıldım anlatamam.Dolap yok,bir askı asmışlar üzerine perde gibi bişey asmışlar.sonracıma eski bir radyo var.Manzarası on numara yemin ediyorum, sanki denizin içindeyim, öyle götgöte denizle oda.Ayrıca temizdi,yalın ayak dolaştım odada ve ayağımın tabanında en ufak bir kararma görmedim. Tabi bizim "bilinçli ailelerimiz" bunu da beğenmediler.Pismiş,kötüymüş,çalışmıyormuş,şuymuş,buymuş. Duyanda sanki her yıl Dubai'de 6 yıldızlı otellerin kral dairesinde kalıyorlar sanır!

Sonracımaaa bugün Truva Atı ve Asos'a gidecektik lakin çok boktan bir olay oldu.Bir kızın parmağı kırıldı. Otobüsü beklerken çocuklar itişiyorlar. Kız yere düşüyor ve üzerinede levha düşüyor. Levha dediğim; hani teneke bir kutunun içine çimento dökerler,içine "park edilmez" gibi levhalar sokarlar,işte öyle bir levha düştü.Gözlerime inanamadım,Kızın küçük parmağının kemiğini gördüm.Bir kaç yerden kırılmış.Levhayı düşüren çocuğu annesi hemen aldı başka yere götürdü.İnsan bir bakar ne oldu,benim oğlum ne bok yedi diye.Ya parmağı kopsaydı yaa kafasına gelseydi! Sadece kıçı yarım dünya olan bu çocuk ilkokul 5'e gidiyor ve elinde blackberry telefon var.Ve çocukların geneli böyle.Kızlar makyajlarını yapıp ojelerini sürüp gelmişler. İlkokul 5. sınıf öğrencileri bunlar!! Neyse işte, kızın yanına gittik,o kenar mahalle elitisti aile bireyleri daha ambulansın numarasını bilmiyor,112 yerine 110'u arıyordu kabız herif. Hastaneye götürdüler,önce parmak koptu dendi,sonra sinirler koptu dendi,sonra bir kaç yerden kırılmış dendi,dendi de dendi.Bizi 3 saat Çanakkale sokaklarında mal ettiler ve böyle bir kazadan sonra geziye devam etmenin etik olmayacağını belirtip geziyi bitirdiler yavşaklar.

Çocuklardan özellikle kendini bir bok sananlardan nefret ediyorum,anlaşmam mümkün değil,gülücük bile atmıyorum.2 yaşlarında rehber bişey anlatırken kendi kendine şarkı söyleyen mal kızı,onun anne babasını, çişim geldi deyip otobüsü durduran çocukları,otobüs durunca çişinin olduğu aklına gelen malları,yarım saatlik molayı 1,5 saate çıkarıp aile gezisine dönüştüren lavuğu bayıltana kadar döverim,sonra ayıltup tekrar döverim.

Çanakkale'yi çok beğendim, çok güzel. Hem bir sürü tarihsel mekan görebilirsiniz hem de inanılmak yeşil. Tekrar gitmeyi düşünüyorum lakin bu sefer gezi arkadaşlarım benim seçeceğim kişilerden oluşacak! Aslında daha farklı şeyler da yazacaktım ama bir daha ki sefere artık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder